
I May Destroy You’nun Yaratıcısı Michaela Coel’den Kitap
20 Nisan 2021 0 Yazar: Mrs. Hyde• Ortalama okunma süresi: 2 dakika
Michaela Coel’i önerilerine güvendiğim bir arkadaşımın defalarca bahsetmesi üzerine I May Destroy You (2020) dizisini izleyerek keşfetmiştim. Coel dizinin hem senaristi, yapımcısı ve yönetmeni hem de başrol oyuncusu. Bu nedenle endüstriden gelen ve gelebilecek her türlü baskıyı reddederek kendi eserinin kontrolünü tamamen elinde tutmayı başarmış. Bu yıl Emmy Ödülleri’ne aday gösterilseydi, bu son derece ilginç eser, adını daha geniş kitlelere de duyurabilirdi. Ancak geniş kitlelere ulaşabilme arzusu, eseri manipüle etmek pahasına olacaksa geniş kitlelere ulaşmasam da olur dercesine, endüstriye hiç de güveni olmayan Coel, Netflix’in 1 milyon dolarlık teklifine rağmen eserinin tüm haklarını elinde tutmayı tercih ettiğini açıklamıştı.
Küçük bir hatırlatma olarak da birkaç ay önce Emily in Paris’in yazarlarından Deborah Copaken’in, I May Destroy You’nun sadece 2020 yılında değil, şu ana dek izlediği en iyi dizi olduğunu belirttiğini de söylemek yerinde olur[1]. Copaken, Coel’in bu zekice kurgulanmış sanatsal eserini sindirebilmek için iki kez baştan sona izlediğinin altını çizmişti. Emily in Paris gibi vasatın altında bir dizinin Emmy adaylığı almasından sonra yazar Copaken, I May Destroy You’nun adaylık bile göremediği kategori modelini, bu sektörde her şeyin yanlış olduğunu gösteren bir örnek olarak nitelemişti. Tüm kurumların beyaz insanlara ve erkeklere ayrıcalıklar sunan bir sistem tarafından doğurulduğu bir düzende, Deborah Copaken az bile söylemiş. Zaten Emmy Ödülleri de artık sıklıkla dillendirilen ayrımcılık vakalarından ötürü prestijini her geçen yıl biraz daha kaybediyor.
Dönelim Michaela Coel’e… Kendisi 19 Nisan 2021’de Twitter üzerinden heyecan verici bir duyuru yaptı: İlk kitabı Misfits: A Personal Manifesto eylül ayında kitapçılarda yerini alacak. Türkçeye ne zaman çevrilir bilinmez ancak İngilizcesini okumak isteyenler için kişisel bir manifesto işlevi görecek olan bu eserin erişilebilir olmasına sadece birkaç ay kaldı.
Coel’in bu eseri; genç ve siyahi bir kadın olarak yaşadıkları, ırkçılık, televizyon endüstrisinde olanlar ve yaşadığı cinsel saldırı üzerine denemelerinden oluşacak. Yazar, kişisel deneyimlerini güçlü bir şekilde sunacağı bu kurgu dışı eserde şeffaflığın önemini vurgulayacak. Başlığında yer alan, Türkçeye “dışlanmış, uymayan kimse, uyumsuz” şekillerinde çevrilebilecek olan misfit sözcüğü ise iki farklı çağrışım yaratıyor. Bu sözcüğün, hayata farklı bakan kişi anlamına gelebileceğinin altını çizen yazar, aynı zamanda birçok insanın da başkaları tarafından farklı görüldüğünü belirtiyor.[2] Diğer bir deyişle başlık, kimlik politikalarıyla ilgili hem aktif hem de pasif yanı olan bir duruma yaratıcı bir gönderme içeriyor. Beyaz, heteronormatif, ataerkil sistemin normlarına uymayıp marjinalize edilen herkes bu ikinci kategoride yer alabilir.
Coel’i benim gibi 12 bölümlük HBO-BBC yapımı I May Destroy You’dan veya benim de hala izlenecekler listemde olan ilk yapımı Chewing Gum’dan tanıyan okurlarımız mutlaka vardır. I May Destroy You dizisinde Arabella karakteri üzerinden maruz kaldığı cinsel saldırıyı kurgusallaştıran Coel izleyiciyi #MeToo hareketi üzerine düşündürürken, Chewing Gum ile de İngilizlerin Oscar’ı olarak bilinen BAFTA Ödülü’ne layık görülmüştü.
[1] Emily in Paris’in yazarından I May Destroy You üzerine, The Guardian
[2] Michaela Coel’in ilk kitabı Misfits: A Personal Manifesto üzerine, The Guardian